Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us
EuroNur Fotoğraf Albümüi EuroNur - Avrupa Nur Cemaati Hoş nükteler :) - SİZLER CENNETÂSÂ BAHARDA GELECEKSİNİZ! - Blogcu



Ramazan Nükteleri :)

Salı · Kategori: Hos nukteler __

Devlet dairelerinden birinde bir kalem müdürünün maiyetinde çalışan memurlar:

"Bizim şefe bir akşam baskın yapalım, iftara gidelim" diye karar vermişler. İftar topuna beş dakika kala şefin evine varmışlar. Adamcağız şaşırmış, ama belli etmeyip "buyurun" demiş. Doğru hanımına koşmuş:

"Hanım, bir misafir baskını var" demiş. Hanım:

"Efendi üzülme. Top patlayınca: Adetimiz böyledir, evvela namaz kılarız de. Birinci rekatta Yasin suresini, ikincisinde Fetih suresini oku. Yalnız kapıyı aralık bırak, pilavın yağını koyunca sesinden anlar, namazı bitirir, misafirleri buyur edersin" demiş.

Hakikaten maharetli hanımın dediği gibi yapılmış ve davetsiz misafirler yemeğe oturduklarında kendilerini doyuracak kadar yemeği görünce hayret etmişler.

************

Bir zat Ramazanda hiç evine gelmez, boyuna davetli davetsiz iftarlara gidermiş. Bir akşam evine birisi gelerek:

"Bu akşam sizin efendiyi filan yerde iftara davet ediyoruz, buyursunlar" deyince, evin hanımı:

"Ramazan neredeyse bitecek, efendiyi gören yok. Siz görebilirseniz söyleyin, bir gece de kendi evinde iftara buyursun!" demiş.

************

Bir Ramazan gecesi Meşrutiyet devrinin şöhretli simalarından Kör Kadri, Topal Faik ve Çolak Aziz, Şehzâdebaşı'nda bir çayhanede buluşarak o geceyi nasıl geçireceklerini görüşmeye başlarlar. Topal Faik der ki:

"Arkadaşlar, haydi bu gece Darulelhan'a gidelim, doya doya saz ü söz dinleyelim.

Çolak Aziz itiraz eder:

"Yok canım, bu gecemiz biraz neşeli geçsin; Dârulbedâyi'ye gidelim de komedi seyredelim."

Bunlar aralarında Dârulelhan, yok Dârulbedâyi diye münakaşa edip dururken Kör Kadri:

"Yahu mademki bir alay sakat bir araya geldik, kalkın Dârulaceze'ye gidelim!" der.

**********

Alışılmadık bir müzayede örneği....

Sultan IV. Murad Han'ın damadı Melek Ahmed Paşa Kuzguncuk'ta otururdu. Bu ailenin her sene tekrarladıkları bir âdetleri vardı. Konaklarındaki fazla eşyayı Ramazan ayında haraç-mezat satarlardı.

Bu mezadın iştirakçileri de pek sevinirler, aldıkları eşyaya karşı vereceklerini seve seve yerine getirmeye çalışırlardı. Belli günde münadî mezatçı bağırır:

"Bir altın kaplama sahan!..Haydi bir kapaklı altın sahan...Yok mu talibi?

"Kaça? kaça?..." diye merakla sorarlar. Mezatçı:

"Bir yetim okutmaya, bir yetim okutmaya...!"

"Benden iki yetim."

"Benden üç yetim okutmaya."

Mezatçı:

"Üç yetim okutmaya satıyorum, satıyorum, saaat, sattım! der ve bir altın kaplama sahanı üç yetim okutmak karşılığında satarlardı. Münadî başka bir eşya için:

"Bir murassâ kılıç, beş yetim okutmaya, satıyorum..." diye yeni bir rekabeti açar ve en çok yetimi kim okutmaya söz verirse o eşya da ona verilirdi.

***********

Zamanının zariflerinden sayılan ve kibar konaklarını neşelendiren Şirket-i Hayriye kapıçuhadarı Hacı İzzet Efendi'nin bir kaza neticesinde sağ elinin orta parmağı bükülmez olmuştu. Bir gün bir yerde iftar ederken baklavaları süratle atıştıran aç gözlü bir softa, Hacı İzzet Efendi'yi lakırdıya tutup bir iki baklava fazla yemek için:

"Hacı Efendi, sizin orta parmağınız neden öyle dik duruyor?" diye sordu. Hacı İzzet hemen şu cevabı verdi:

"Sizin gibi aç gözlülerle yediğim zaman baklavanın birini alırken ötekine işaret koymak için!"

***********

Keçecizâde İzzet Molla, bir iftarda obur bir adamın yanına düşmüştü. Adam kıtlıktan çıkmış gibi yemeklere saldırdıkça, İzzet Molla'yı sıkıntılar basıyor, midesi bulanıyordu. Obur adam bir ara elmasiye tatlısına öyle bir kaşık salladı ki, koca bir parça sıçrayıp İzzet Molla'nın kucağına kondu ve titremeye başladı. İzzet Molla dayanamadı:

"Mübarek tatlı, şu obur adamın hışmından bana değil, Allah'a sığın!"

**********

Kalıcı Bağlantı - Yorum (1) - Yorum yaz! | Etiketler : ramazannükteleri, mizah, oruç, bayram