O zatın (a.s.m.) evvel ve ahir bütün ahval ve harekatı
nazar-ı dikkatten geçirilirse,
herbir hareketi, herbir hali harikulade değilse de onun sıdkına delalet eder.
Ezcümle: "Gar" meselesinde, Ebu Bekri's-Sıddık ile beraber
halas ve kurtuluş ümidi tamamıyla kesildiği bir anda
-1-
"Korkma, Allah bizimle beraberdir" diye Ebu Bekri's-Sıddık'a verdiği teselli
ve tavk-ı beşerin fevkinde
- bir ciddiyetle,
- bir metanetle,
- bir şecaatle,
- havfsız,
- tereddütsüz gösterdiği vaziyet,
elbette sıdkına ve nokta-i istinâdı olan Halıkına itimad ettiğine
güneş gibi bir bürhandır.
Kezâlik, saadet-i dareyn için tesis ettiği esaslarda isâbet etmiş olduğu
ve izhar ettiği kavaidin, hakikatle muttasıl ve hakkaniyetle yapışık olduğu,
bütün âlemce mazhar-ı kabul ve tasdik olmuş ve olmaktadır.
İhtar: O zatın (a.s.m.) ahval ve harekâtı birer birer, yani tek tek
onun sıdk-ı nübüvvetine öyle bir delil olur ki,
şeytanları bile tasdike mecbur eder.
1- "Üzülme, mahzun olma, Allah bizimle beraberdir" mealindeki
Tevbe Suresi 40. Ayetten iktibas.
İşaratül-İcaz - 161
Kalıcı Bağlantı
- Yorum (yok)
- Yorum yaz! | Etiketler : sıdk, Muhammed
Aziz kardeşlerim, Size iki pusulayı Leyle-i Regaibten altı saat evvel yazdım. "Hizbü n-Nuriye" kağıt ile teslimden sonra, katiyen benim kanaatimde bir nevi Mucize-i Ahmediye olarak, iki aydan beri mütemadiyen kuraklık ve yağmursuzluk, her tarafta daima namazlardan sonra pek çok duaların akim kaldığı ve herkes me'yusiyetten derd-i maişet endişesiyle kalben ağlarken, birden Leyle-i Regaib -bütün ömrümde hiç mislini işitmediğim ve başkalar da işitmediği- üç saatte yüz defa, belki fazla tekrarla melek-i ra'dın yüksek ve şiddetli tesbihatıyla öyle bir rahmet yağdı ki, en muannide dahi Leyle-i Regâibin kudsiyetini ve Hazret-i Risaletin bir derece, bir cihette âlem-i şehadete teşrifinin umum kâinatça ve bütün asırlarda nazar-ı ehemmiyette ve Rahmeten li'l-Âlemîn olduğunu ispat etti ve kâinat o geceyi alkışlıyor diye gösterdi. Emirdağ Lâhikası - 36
Kalıcı Bağlantı
- Yorum (2)
- Yorum yaz! | Etiketler : regaib, kandil gecesi
Ey nefsim! Kalbim gibi ağla ve bağır ve de ki:
"Fânîyim, fânî olanı istemem;
âcizim, âciz olanı istemem.
Ruhumu Rahmân'a teslim eyledim, gayrı istemem.
İsterim, fakat bir yâr-ı bâkî isterim.
Zerreyim, fakat bir şems-i sermed isterim.
Hiç ender hiçim, fakat bu mevcûdâtı umumen isterim."
17. Söz | 201
***
Kalıcı Bağlantı
- Yorum (yok)
- Yorum yaz! | Etiketler : fani
***Bil, ey hodgâm! Bu dünyada saadet, terk-i dünyada.
Hudâbîn isen, O kâfidir; bıraksan da, bütün eşya lehinde.
17. Söz | 188
***
Kalıcı Bağlantı
- Yorum (yok)
- Yorum yaz! | Etiketler : hudabin
***
Risale-i Nur'un hizmet ettiği hakaik-i imaniye
herşeyin fevkinde olduğu gibi,
bu zamanda herşeyden ziyade onlara ihtiyaç var.
Fakat kalbini öldürmüş, nefsini hevesatla şımartmış mülhidler,
imandaki hakikatın derece-i ihtiyacını inkâr ettiklerinden,
"Ehl-i diyanet ve ehl-i ilmi sevk eden, tahrik eden
makasıd-ı dünyeviye ve ihtiyacatıdır" diye itham ediyorlar.
O ithama göre de pek insafsızcasına onlara ilişiyorlar.
Bu bedbaht mülhidleri kat'î bir surette iskât etmek,
bilfiil, maddeten öyle fedakarlar lazım ki,
dünyanın en mühim meşgaleleri,
belki büyük zararları
onların hakaik-i imaniye ihtiyaçlarını susturmuyor.
"Acaba öyleleri var mı?" diye hatırlarına geldi.
Evet, vardır: İşte Isparta Vilayeti ve havalisi.
İşte, Sandıklı tarafından üç dört ay zarfında
Risale-i Nur'u herşeye tercih eden
efeleri ve mücahidleri diye dâvâ etmiştim.
İki saat sonra, hiç memul etmediğimiz bir tarzda,
Rahmetullah namını alan Emin, iki sandıkla o dâvâya iki hüccet gösterdi.
Kardeşimiz Kâtip Osman'ın mektubu,
ayrı ayrı çok meraklarıma bir merhem oldu.
Cenab-ı Hak, onun gibi Risale-i Nur'a
binler şakirtleri o medrese-i nuranîde yetiştirsin. Amin.
***
Kalıcı Bağlantı
- Yorum (yok)
- Yorum yaz! | Etiketler : ahlak