
On Dört Asır Evvel
Ondört asır evvel, yine böyle bir geceydi,
Kumdan, ayın ondördü, bir öksüz çıkıverdi!
Lakin, o ne hüsrandı ki: Hissetmedi gözler,
Kaç bin senedir halbuki bekleşmedelerdi!
Neden görecekler, göremezlerdi tabii;
Bir kere, zuhur ettiği çöl en sapa yerdi,
Bir kerede, mamure-I dünya, o zamanlar,
Buhranlar içindeydi, bu günden de beterdi.
Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta;
Dişsiz mi bir insan, onu kardeşleri yerdi!
Fevza bütün afakını sarmıştı zeminin.
Salgındı, bugün şarkı yıkan, tefrika derdi.
Derken, büyümüş kırkına gelmişti ki öksüz,
Başlarda gezen kanlı ayaklar suya erdi!
Bir nefhada insanlığı kurtardı o ma'sum,
Bir hamlede kayserleri, kisraları serdi!
Aczin ki, ezilmekti bütün hakkı dirildi;
Zulmün ki, zeval aklına gelmezdi geberdi!
Âlemlere rahmetti evet şer-i mübini,
Şehbalini adl isteyenin yurduna gerdi.
Dünya neye sahipse, O'nun vergisidir hep;
Medyûn ona cemiyyeti, medyûn O'na ferdi.
Medyûndur o mâsuma bütün bir beşeriyyet
Yâ Rab, bizi mahşerde bu ikrâr ile haşret.
Mehmed Akif Ersoy
***
Kalıcı Bağlantı
- Yorum (1)
- Yorum yaz! | Etiketler : Muhammed

GİTMEK LÂZIM..ÖTELERE..
Ne ki nefes Hû’yla ferah bulmadıkca..
Ne ki sayfa kalem Hakk’ı yazmadıkca..
Ne ki cânan derde derman olmadıkca..
Ne ki sürûr daim selâm olmayınca..
Ne ki eza Yâr’a tâbi olmadıkça..
Ne ki vuslat nâra canla yanmadıkca..
Ne ki yâren sırra vâkıf olmadıkça..
Ne ki cihad nefse kadem basmadıkca..
Ne ki ilim Nur’a vâsıl etmedikçe..
Ne ki ferah kalbte halvet olmadıkça..
Ne ki seher rûha urûc olmadıkça..
Ne ki hayat fenâya kalbolmadıkça..
Ne ki ölüm bâb-ı vuslat olmadıkça..
Ne ki mahşer hesab âsan olmadıkça..
Ne ki cennet rızâdade olmadıkça..
Her ne ki O’ndan berî,
O’ndan uzak..
Ey cân, kaldır ellerini, Allahu Ekber!
At arkaya..
Her ne varsa O’ndan berî..
O’ndan uzak..
Yâr secdede..
Var secdeye..
Emaneti ser secdeye..
Var git artık..
Ötelere..
Tâ ki cânın safâ bulsun..
Yâ Bâki entel Bâki..
***
cennetâsâ
Kalıcı Bağlantı
- Yorum (yok)
- Yorum yaz! | Etiketler : öteler

Gül müdür bülbül müdür şol zâr u efgân eyleyen
Ten midir yâ can mudur hem arşu seyrân eyleyen
Nâr ü bâd ü âb ü hâkin gel haber ver aslunu
Kim bularun her birini emre ferman eyleyen
Âteşin germiyyetinin surrunu duyur bize
Ki hilaf üzre anu kimdir gülistan eyleyen
Yelde kimdir geh nesîm ü geh sabâ zevkin veren
Gâhi huşm ile nice büldânu virân eyleyen
Kimdir anu bana göster şol sularda durmayup
Rûz u şeb yüz üstüne ask ile cevlân eyleyen
Hâk ne ma'dendir biter andan maâdin geh nebat
Kimdir anu gâhi hayvan gâhi insân eyleyen
Ay ü gün yulduzlaru kim döndürür virgil haber
Hem ne seyr için dönerler bunca devrân eyleyen
Bade birdir sâkî bir meclisteki yârân da bir
Badenin keyfiyyetini kimdir evlân eyleyen
Kiminin mescidde boynun eğdirip zâhid kulan
Kimini meyhanede sarhoş u sekrân eyleyen
Zahidin benzin sarardup ağlatan kim hem nedir
Kâfirin küfrü dahi fâsukta isyan eyleyen
Halktan ayurmuş gözün pinhâne çekmiş özünü
Ne arar kendini halktan böyle pinhân eyleyen
Görse mahbüb-u gönül bî-ihtiyâr mail olur
Ehl-i derd uşşâku kimdir zâr ü giryân eyleyen
Kim bu surdan kimini mahrum edip câhil eden
Kimini mahrem edinip ehl-i irfan eyleyen
Vahdet ehli cümlede bir yüzü seyrân etliler
Lîk görmez ol yüzü kesrette tuğyan eyleyen
Ey Niyâzî'nin vücûdun terk ederse öldürür
Cümle yüzler içre ol bir yüzü seyrân eyleyen
Not: Fotoğraf Fotokritikten iktibastır.
Kalıcı Bağlantı
| Etiketler : bülbül, gül

Bir veda değil midir her nefes?
Akan zaman, çalan saat, ölümden ses...
Akıl başka söyler, başkadır heves...
Fani kısa faydasız olmasın ömür
Kabirden başka bir yer, mekan var mıdır?
Para, şöhret şan, söyle yar mıdır?
Bir metre çukurda son bulur ömür...
Adımlasak ömrü belki üç adım
Dostluğa açım, Hakka susadım
Allahın rızası almak muradım
Bir kefen değil mi sonu su ömrün
Ta ademden bu yana çağırır ölüm
Sızlıyor yüreğim, acıyor gönlüm
Boş verme arkadaş sanadır sözüm
Öyle de böyle de BİTİYOR ÖMÜR.!
Ali Oktay
Kalıcı Bağlantı
- Yorum (yok)
- Yorum yaz! | Etiketler : ölüm, kabir, rabıta

İşte benim mermer taştan pay-i tahtım
Sade beni ağırlamaya bekledi yıllar yılı
Sakince yürüdüm ona gelen kaldırımları
Geldim…üzerine çıkarın beni
Uzatın bedenimi boylu boyunca
Tenimin soğuğunda erimekten vazgeçsin
Üzerinde biriken karlardaki yıllar
Süpürmeyin öylece bırakın
Üşüyecek halim kalmadı
Acımayın cansız bedenimin ardından
Önümde dizilin sıra sıra
Başınızda beklesin cübbeli bir hoca
Nasıl bilirdiniz diye soracak ya size
Bildiğinizi deyiverin yalana hacet yok
Her kafadan bir ses çıkacak nasılsa
Hesabımı siz yapamayacaksınız
Ben öyle bilmedim Rahmet olasıca
Deyiverecek bir sübyan
Çıplak bedenim titreyecek hakikatin soğuğunda
Başımı okşadıydı diyecek kim bilir belki
Öpeceğim soğuk dudaklarımla yanaklarından
Anam ağlayacak eminim saklandığı kuytuda
Bir de oğlum olacak canı acıyan
Bir akl-ı evvel demiştim diyecek
Bırak demiştim şu zıkkımı
Haberi olmayacak yolumun azığından
Ağlayacaklar belki de önümden ardımdan
Doğduğum günün payına düşeni toparlayıp
Göğsüme koyacağım bir salanın arkasından
Siz huzurumda el pençe divan dururken
Güleceğim duruşunuza göz yaşınıza
Ben yükümden kurtulurken
Siz bırakıp gidişimin derdinde
Ağlayacaksınız bir helva yanığında
Gülün be mübarekler gülün bir defa
Gülün de gülüşünüz kalsın şu hatıramda…
Lütfiye Bulhaz Sevinç
Kalıcı Bağlantı
- Yorum (yok)
- Yorum yaz! | Etiketler : ölüm, şiir, teneşir