O zatın (a.s.m.) evvel ve ahir bütün ahval ve harekatı
nazar-ı dikkatten geçirilirse,
herbir hareketi, herbir hali harikulade değilse de onun sıdkına delalet eder.
Ezcümle: "Gar" meselesinde, Ebu Bekri's-Sıddık ile beraber
halas ve kurtuluş ümidi tamamıyla kesildiği bir anda
-1- "Korkma, Allah bizimle beraberdir" diye Ebu Bekri's-Sıddık'a verdiği teselli
ve tavk-ı beşerin fevkinde
- bir ciddiyetle,
- bir metanetle,
- bir şecaatle,
- havfsız,
- tereddütsüz gösterdiği vaziyet,
elbette sıdkına ve nokta-i istinâdı olan Halıkına itimad ettiğine
güneş gibi bir bürhandır.
Kezâlik, saadet-i dareyn için tesis ettiği esaslarda isâbet etmiş olduğu
ve izhar ettiği kavaidin, hakikatle muttasıl ve hakkaniyetle yapışık olduğu,
bütün âlemce mazhar-ı kabul ve tasdik olmuş ve olmaktadır.
İhtar: O zatın (a.s.m.) ahval ve harekâtı birer birer, yani tek tek
onun sıdk-ı nübüvvetine öyle bir delil olur ki,
şeytanları bile tasdike mecbur eder.
1- "Üzülme, mahzun olma, Allah bizimle beraberdir" mealindeki
Tevbe Suresi 40. Ayetten iktibas.
İşaratül-İcaz - 161
Etiketler : sıdk, Muhammed